.

<seyyidzilan.net>

 

DİVAN-I SALİHİN
 

Allah-ü Teâlâ Hz.leri dünyanin cismani düzenini saglamak için bazi insanlarin bir takim görevler üstlenmesini murat ettigi gibi âlemdeki manevi ve ruhani düzenin korunmasi, hayirlarin temini, kötülüklerin giderilmesi için de sevdigi bazi kullarini görevlendirmistir. Bunlar büyük peygamberlerin yerine, onlardan bedel kisilerdir. Allah'in yeryüzünü kendilerine musahhar kildigi kimseler olarak degerlendirmistir. Onlar âlemin intizam sebebidir. Insanlarin islerini Allah'in kendilerine vermis oldugu ilahi müsaade ile tanzim ederler.

Herkes tarafindan kolayca taninmayan ve gizli olan bir takim sirlara vakif olan “bu zâtlarin” kendi içerisinde hiyerarsik bir düzeni söz konusudur. Bu toplulugun içine bazen kadinlardan da dâhil olanlar olur.

Hatta bu toplantiya Rasulullah (sav)'in ruhaniyetinin de istirak ettigi olur. Bu toplanti zahirle ilgili olmadigi için, ruhen yapilan bir seyr-ü seferin neticesidir. Bu topluluk, hususi bir sekilde tanzim olundugu için Rasulullah (sav)'in:

“Ruhlar, tanzim edilmis ordular gibidirler. Bunlardan ruhlar âleminde bilisenler, birbirleri ile ülfet ve muhabbet ederler. Bilisemeyenler de ihtilafa düserler” (Sünen-i Ebi Davud) buyurdugu hadisin delaleti ile bu zâtlar da tanzim olunmus birer ordu gibidirler.

Yani baslarinda itaat edecekleri bir emirleri, kendilerine yol gösterecegi imamlari, müsküllerini çözecek hâkimleri bulunur. Böyle donanimli bir topluluk arz ettikleri için bunlara: “Salihler Divani” manasina, “Divan-i Salihin” denilir. Hak Teâlâ tarafindan bir veliye ihsan olunan herhangi bir rütbe veya makam, bu Salihler Divani'nda merasimle bütün Ehlullaha arzedilir. Artik o zât, veliler arasinda o rütbeyle taninir ve kendisine verilen manevi bir isimle anilir. Bir Mürsid-i Kamil, irsad vazifesi ile memur oldugu zaman, bu manevi divanda böyle bir merasim icra olunur.

Toplantilarda dünyanin gidisati hakkinda, çesitli ülkelerin durumu hakkinda, tabii afetleri dogal olaylar hakkinda vs. belli kararlar alirlar. Bu kararlarin uygulanmasi da o bölgelerin sorumlularina verilir... O bölgelerin sorumlulari da, emirlerindeki melekler veya cinleri kullanarak kararlari yürürlüge sokarlar bunlar, “Divan” da alinan kararlari uygulayan görevli veliler “Rical-i Gayb” ordusudur... Bazi isler , vardir ki, bilfiil kendileri tatbik ederler, yaparlar Bazi isler de vardir ki onlari görevli meleklere veya cinlere yaptirtirlar!

Iste “Divan ” in aldigi bir takim kararlar, görevli veliler tarafindan ilgili birimler harekete geçirilmek suretiyle uygulamaya konur... Olaylarin o kararlar istikametinde gelismesi olusturulur... Ve nihayet sartlar tam olgunlastiginda olaylar Patlak verir! Biz disaridan baktigimizda, saniriz ki bir anda bu olaylar patladi! Oysa o olaylarin kökeni çok yillar öncesine dayanir. Ve iste bahsettigimiz “ Rical-i Gayb” denen zevatin, Hakk`in takdirini tahakkuk ettirmesi olayi da böylece gerçeklesir! Tabii, bunlarin disaridan anlasilmasi mümkün degildir. Nitekim bir açiklama da vardir bu konuda...

Rasûlullah (sav) söyle buyurmaktadir;

“ Eger Allah bir olayi takdir etmisse, o anda kisinin aklini basindan alir, kisi fiili isler; sonra da o kisinin aklini ona iade eder.”

Bu defa o kisi; "tuh... Ben ne yaptim da bu karari aldim, nasil oldu da bu fiili isledim" der, pisman olur. Behemâhal Allah'in takdiri yerine gelir!”

Simdi, burada dikkat edin!

“Behemâhal Allah'in takdiri yerine gelir”

Bu isler, bu manevî görevlilerin varligi ile Hakk`in takdirinin ve kudretinin ortaya çikmasi olayidir!

Bu merasime Âlemlerin Efendisinin (sav) ruhaniyeti basta olmak üzere, diger Peygamberlerin de ruhaniyetleri istirak eder. Bundan baska Cihar-i Yâri Güzin Efendilerimiz ile birlikte, Ashab-i Kiram, Tabiin ve Tebe-i Tabiin'in Sufiyyeden olan imamlari, Mezheb sahipleri ve o zamana kadar gelmis geçmis bütün Ehlullah hazarati bulunurlar. Büyük bir merasim icra olunup, sonunda Rasulullah (sav)'in dua etmesi ile merasim sona erer.

 

 

.